Mangırcı Mahmuzu Rotası Faaliyet Raporu
- Tarih
- 09.09.2025
- Bölge
- Niğde, Aladağlar
- Rota
- Mangırcı Mahmuzu
- Ekip
- Mert Taluy, Arda Ünlü
- Teknik malzeme
- Kask, Kemer, 4 numaraya kadar cam, nutlar, kilitli kilitsiz karabinalar, 60 dan 240’a kadar perlonlar, iki 60m yarım ip, prusikler, iki micro traxion, emniyet aletleri, uzun ekspresler, alpin ekspresler, bir çekiç ve sikkeler
- Hava durumu
- Gece yağmurlu, gün içinde yavaşça açıyor
- Raporu yazan
- Arda Ünlü
Faaliyet öncesi
Mahmuz rotasını ilk duyuşum geçtiğimiz Şubatta Aladağlar’daydı. Sarımehmetler’de etrafa bakarken en dikkat çekici görünen kaya parçası olan Mangırcı’nın kuzey duvarına bakıp Ulaş Abi’ye ‘Abi buradan tırmanılıyor mu?’ diye sormuştum. Kendisi de pek çok sefer yaptığı gibi bu heyecanlı gence rota hakkında detaylı bilgiler vermişti. O gün akşama kadar gözümle, bahsettiği efsane dihedrali aramıştım ama bir türlü bulamamıştım.
Aylar geçti. Cem ile Kaletepe’de Kuzey Duvar rotasını tırmandık. Zirvede uzun süre Mangırcı’yı izledim. Daha önce rotayı çıkan Cem bana dihedrali ve rotanın hattını gösterdi. Yine hiçbir şey anlamadım.
Bu esnada sürekli Mert’i rota için kandırmaya çalışıyordum. Birlikte tüm yaz tırmandık. Parmakkaya, Cimbaretta, Gezi Yolu falan derken baya hızlandık. Tırmanışlar zevkliydi ama ben bunların hepsini antrenman olarak görüyordum, aklımda hep mahmuz vardı.
Son tırmanışlarımızın başarısı ve partnerliğe alışmış olmamızın gazıyla kulüpçe düzenlediğimiz eski-yeni faaliyetinin ardından rotaya girme kararı aldık.
Faaliyetin kamp yeri Sarımehmetlerdi. Mert’de rotayı bol bol okumuş olacak ki bana sürekli hattı gösteriyordu. ‘Bak dihedral de şurada’ diyip duruyordu ama ben bi türlü göremiyordum. Neredeydi ulan bu dihedral?
Rapor
Eski-Yeni faaliyetinde KDK doğu bacasını tırmandık ve herkes gittikten sonra Mert’le bir gün rest verip malzeme ayarladık. Geldiğimizden beri hava kapalıydı ve rota tamamen sisler içerisindeydi. Akşam üzeri sonunda beklenen yağmur başladı. Bir süre sonra durup iyice şiddetlenerek tekrar başladı. Biz uyurken hala yağıyordu. Bu durum bizi oldukça gerdi.
Rotaya götürdüğümüz aşağı yukarı tüm ekipmanlar
Faaliyet günü 4.05’de uyandık. İlk iş gidip kayalara elledik. Hafif nemliydi ancak kilitlere gelene kadar kurur diye düşündük. Mert’in hazırladığı yumurtayı zorla ağzımıza tıkıştırıp hazırlandık ve 5.00’da yola çıktık.
Yaklaşım oldukça kolay. Büyük Mangırcı Vadisine giden patikayı takip ediyoruz. Kolay görünen çarşaklara hiç bulaşmadan, rotanın girişini belirten büyük piramidik kayanın hizasına gelince patikadan çıkıyoruz. Üçgen kayanın solundan önümüzdeki setin üzerine dolanıyoruz ve 6.30’da rota altına varıyoruz.
1. İp Boyu (Mert, 5c, 35m)
6.50’de Mert ilk ipe giriyor. İçi beyaz hafif bacamsı bir yapı. Arka taraf boş ve zemin ıslak olduğu için rota altına iki yöne çekerli bir istasyon kuruyoruz. Üçüncü metreden sonra hafif hamle gereken bir etap var. Küçük camleri sallayıp geçiyor ve hemen sete varıyor. Burada babadan istasyon alıyor, 7.24’de yanına varıyorum.
2. İp Boyu (Arda, 3-, 65m)
Hiç malzeme bile değişmeden devam ediyorum. Kolay ama ıslak otlu etaplardan bir tane nut atarak slablara geçiyorum. Otluklar ayakkabıları ıslak toprağa buladığından setli yerlerde tırmanış fena sarmıyor. Slabların ortasında ip bitiyor ancak varmamız gereken bacanın dibine varamadığımızdan ben küçük bi babaya perlon atıyorum ve Mert emniyetten çıkıp ileride gördüğüm büyük babaya kadar simul tırmanıyoruz. Babadan istasyon alıyorum ve Mert 7.55’de yanıma geliyor.
3. İp Boyu (Mert, 5c, 55m)
İp yettiği kadar tırmanıyoruz. Çok hafif sollu gidiyor. Sona doğru güzel bir bacaya giriyor. Burada atılan bir nut’ı uzun süre uğraşıp çıkaramıyorum. Böylece büyük zaman kaybedip 8.57’de istasyonun olduğu sete varıyorum. Sikkeler çok kötü. Bu yüzden Mert bir nut daha atarak backuplamış.
4. İp Boyu (Arda, 6a, 55m)
İlk kilit denilen yer ancak pek de zor değil. Tüm malzemeleri alıp yan geçişe başlıyorum. Setteyken ileriye uzanıp bir orta/küçük cam atıyorum. Ortada bi pinch tutup sola doğru karate kick ve en soldaki ceplerden ayağa kalkıyorum. Yukarıya giderken de yine tutamaklar fena değil, sadece ayaklar kötü. Kilidi otuz saniyede geçmenin gazıyla bam güm devam ediyorum. Bi ara çürük kayaları tutmamak için hafif sola kaçıp rotayı zorlaştırıyorum ve ipin aşırı sürtmesine sebep oluyorum. Genel olarak hafif sağdan gidilmeli. Vardığım setlerdeki çürük kayalardan istasyon alırken yine zaman kaybedip 10.20’de Mert’i yanıma alıyorum.
5. İp Boyu (Mert, 5a, 35m)
Ufak bir mola verip devam ediyoruz. Mert şöyle bi dümenden tırmanıyor ve sağa geçtikten sonra ip sürtecek diye hemen istasyon alıyor. Hızlıca 10.55’da yanına gidiyorum.
6. İp Boyu (Arda, 3, 20m)
Ben de malzeme değişmeden önümdeki setin üzerine çıkıyorum. Başparmakkaya dediğimiz kayanın olduğu yere çıkıyoruz. Setin ortasında görünen bariz sarı bacadan değil de setin en sağındaki babadan istasyon almamız gerektiğini çözemediğimizden biraz sette dolanıyoruz. Sonra bacanın sağında gözüken sırttan tırmanmanın daha güvenli olacağına kanaat getirip 11.30’da istasyon taşıyoruz.
7. İp Boyu (Mert, 5b, 50m)
Sürekli slab ve iyi malzeme vermeyen garip bi sırt tırmanıyoruz. Tırmanış zevkli. Sırtı takiben sola geçiliyor. Babadan istasyon alıyor ve 12.25’de yanına varıyorum.
8. İp Boyu (Arda, 3, 20m)
Hızlıca gelip malzeme almadan devam ediyorum. Bu hareket bize kolay etaplarda çok zaman kazandırıyor. Önümüzdeki sete giderken ufak bir hamle yapıyorum ve takoz kayanın altındaki sırılsıklam çimenlerde babadan istasyon alıyorum. 12.40’da Mert geliyor.
9. İp Boyu (Mert, 5b, 20m)
Mert bendeki birkaç malzemeyi alıp çantasını bırakıp devam ediyor. Lan niye takoz taşın altına giriyoruz şu yanlardan tırmansak ya diye konuşsak da klasik bir ip boyu olduğu için altına giriveriyor. Taşın altı baya dar. Tek bir hamle ile üstüne çıkıyor ve biraz sıkışarak arkasını dönüyor. Ardından aradaki V çentikten sete çıkıyor. Ben iplerden birini çözüyorum ve çantalara bağlıyorum. Mert ipin boşunu alırken baya bir taş düşüyor. Çantaların ikisini de poşet gibi takoz taşın altına taşıyorum ve Mert çantaları çekerken ben de aşağıdan ittiriyorum. 13.20’de dihedralin altındaki sete varıyorum.
10. İp Boyu (Arda, 6a+, 55m)
İşte dihedral denen yer tüm iştihamıyla karşıma çıkıyor. Bakılan onlarca fotoğraf, video, okunan onlarca rapor sonrası yine de çok etkileyici bir kaya parçası. Ama bir terslik var… Oğlum bu dihedral yatık! Hem de baya yatık, neredeyse 70 derece! Keyiflenip dihedralin dibinde uzun bir mola veriyoruz.
Çantadan buraya kadar taşıdığımız 4 numarayı çıkrıyorum. Normalde tetik tellerinden biri kopuk olan bu 4 numarayı yardımcı iple tamir ettik. Tüm raporlarda kilitte çok gerekli olduğu yazıyordu. Ayakkabıları iyice sıkıp nefesimi düzenliyorum. Buraya bu ip boyu için geldik, çok temiz tırmanacağım diye kendimi şartlıyorum ve konsantre oluyorum. Amele yakıtı helva ekmeğimi bitirip tırmanmaya başlıyorum.
Başı sağdaki duvardaki ceplerden yükseliyor, hala ayaklarım iyiyken kilide bir tane 3 numara sallıyorum. Sonra çipçirkin ayaklara güvenerek layback ile biraz daha yükseliyorum. 4 numara ileride lazım olacak diye düşünerek 2 nin de girebileceği bir çatlağa bir 3 numara daha sallıyorum. Bir iki layback sonra bakıyorum ki kilit bitmiş. Biraz şaşırıp kolay yerlerde uzun runnoutlar yaparak kovuğa kadar gidiyorum.
Burada kovuktan da istasyon alınabilir ancak o anda ip sürtmediği ve bolca malzemem ve ipim kaldığı için yan geçişe başlıyorum. Başta mikro camler alıyor. Ortaya doğru ne el ne ayak olan tam bir cimbar spor slab rotasına dönüyor. Bir süre sonra ulaşılan çatlağa orta boya yakın bir cam daha sallayıp tutamağa benzeyen tek şeyden tutup sabit sikkeye varıyorum. Hala ipim olduğu ve parkur kolaylaştığı için ip bitene kadar devam ediyorum ve yukarıdakı setimsi yapıya varıyorum. Büyük bir yatay çatlak bulup rota boyunca hiç kullanmadığımız yarım kiloluk 4 numarayı boşuna getirmiş olmayalım diye ana emniyette kullanıyorum. 15.05’de Mert yanıma varıyor.
11. İp Boyu (Mert, 4, 35m)
Haydi bitti diyerek Mert’i gazlıyorum. Hemen üç beş malzeme alıp devam ediyor. Bu esnada beni bir müşteri arıyor ben de onunla cebelleşirken derealize olup arkamdaki boşluğu unutuveriyorum. En kolay yerlerden ilerleyip yukarıda dev bir sete varıp ipin kenara sürtmesini engellemek için kendi üzerinden yönlendirme yaptığı garip bi emniyet sistemi kuruyor. 15.35’de yanına varıyorum ve ipleri topluyoruz.
Mert’in kurduğu ucube sistem
İlerideki ufak bacadan zirve sırtına çıkıyoruz. Birkaç yalancı zirveyi geçtikten sonra 16.25’de asıl zirveye çıkıyoruz. Zirvede, rotada kullandığımız toponun çıktısını ve notları zirve defteri olarak poşetleyip sakladık.
İniş :
17.00’da inişe başlıyoruz. İnerken kaybolmak işten bile değil. Mert iki gün önce klasikten gelip gittiği için yolu biliyordu. Zirveyi arkanıza alıp biraz sağlı yürürken Alaca’ya doğru bakan bir kaya kulvarına girilip oradan bacalayarak iniliyor. Sonrasında çarşaklardan sağlı bir şekilde aşağıdaki vadiye ve oradan da geldiğiniz patikaya iniliyor. Genel olarak patika takip edilirse çok daha konforlu bir iniş oluyor.
18.45’de Sarımehmetlere iniyoruz ve gün batımının tadını çıkarıyoruz.
Görüşler
Rotaya hazırlık sürecimiz rota için biraz abartı olmuş olabilir. Bu yüzden rotada ne gerildik ne de zorluk hissettik ve belki de faaliyeti biraz küçümsedik. Ne olursa olsun dağda ehemmiyeti elden bırakmamak elzem.
Her ip boyunu aklımızda tutamayacağımız için fiziksel notlar hazırlamış olmak çok yararlı oldu.
Her ip boyu ya sabit sikkelere ya da babalara çıkıyor. Dev perlonlar taşımanız yararlı olabilir. Sadece ben ipin hepsini kullanabilmek için malzemeden istasyon kurdum ama gerekli değil.
Son kilit dışında boşluk hissettiren bir etap yok.
Her yerde yazan 4 numara muhabbeti çok da gerekli değil. Hiç götürmeseniz de olur.
Sürekli lead swing yapmak işimizi çok rahatlattı. Bir kişi tüm kilitleri ve 3-4 derece etapları giderken diğerinin de sürekli 5 derece tırmanması kimsenin yorulmamasına ve bıkmamasına sebep oldu. Tabi hiç askı istasyon olmaması ve rotanın gün boyu gölge olması da bizi baya dinç tuttu.