Faaliyet raporları

İleri Kış Faaliyeti Eğitim Raporu

Tarih
17.01.2026
Bölge
Niğde, Aladağlar
Ekip
Arda Ünlü, Hasan Göktuğ Arı, Çiçek Kılıç, Enes Furkan Demir, Engin Sakın, Yaman Arman, Halit Güldoğan, Hüseyin Yıldırım, Emre Ünel, Toprak Öztürk, Oral Uğur, Renan Kocayiğit
Teknik malzeme
Kasklar, Kemerler, Perlonlar, Kazmalar, Kramponlar, T profiller, dry ipler
Hava durumu
Kar Yağışlı, Sisli, Ara ara güneşli
Raporu yazan
Arda Ünlü

Faaliyet öncesi

Pandemi sonrasında kulüpte oluşan kopukluğun meydana getirdiği eğitim açıklarını gidermek için sarf ettiğimiz çabanın bir noktada tıkanacağını fark etmemiz üzerine derin düşüncelere daldım. Kulüpten çeşitli kişilerle yaptığım istişarelerin ve kişisel muhakememin sonucunda 38. dönemin eğitim kurulu olarak İleri Kış eğitimini vermemizin etik olmayacağına kanaat getirdim. Ancak kulüp vizyonumuza göre tüm eğitimler modül halinde verilmeliydi ve ‘bu sene ileri kış veremeyeceğiz ancak ileri kaya vereceğiz’ demek de gayet yersiz olacaktı.

Bu noktada tek seçeneğimiz kulübün emektar eğitmenleri Oral ve Renan abiyi İleri Kış vermeye ikna etmek olmuştu. Kendileri de bizi kırmadılar ve seneye eğitimi bizim vereceğimizin sözünü alarak eğitmen olmayı kabul ettiler.

İleri Kış’a gelecek herkesin kazma düşüş eğitimi alması zorunlu tutuldu ve Hasandağı’ndaki Temel Kış faaliyetine katılımları sağlandı. Malzemeler teslim edildi ve 3 araçla sabah 5 civarı Ankara’dan yola çıktık. 11 civarı Ulvi abinin evine vardık. Ulvi abi bize çay ikram etti ve binek araçları burada bırakarak pikap ile yola çıktık.

Rapor

Saat 12.15’de Sarımehmetlere varıp hazırlanmaya başladık. Yazın yapılırken saldırgan bir tutum sergilediğimiz çardak, başlayan kar yağışında hazırlanmak için bize yuva olunca moral bir ikileme düştük.

12.55’de yürüyüşe başladık. Hızlıca ısındık ve incelmek için durduk. Eğitmenler tur kayakları ile gelmişlerdi ve kayak botu Renan’ın ayağını vurmaya başlamıştı.

14.00’da dağınık birkaç grup olarak yolun sonu çeşmesine vardık. Burada toplanıp tek bir grup olarak yürüyüşe devam ettik. Yağış şiddetli olmasa da artıyordu ve izleri kapatıyordu. Biz de durmadan batak karda iz açarak ilerliyorduk.

Hasan ve Enes batak karda iz açıyor
Hasan ve Enes batak karda iz açıyor

Yolda Özyeğin’den Güzeller denemek için gelen bir ekiple karşılaştık. Kardan dolayı geri dönmüşlerdi.

16.16’da Kocadöleğe vardık. Boğaziçi Dağcılıktan gelen kalabalık bir ekip taş evin yanında eğitim yapıyordu.

Oral taş evi geçip ilerideki bir kayanın dibini kaptı ve kendilerinin kampı hep buraya kurduğunu söyledi. Burada güneşin daha uzun kaldığını ve eğitim yapılacak yamaçlara daha yakın olduğunu anlattı.

16.30’da çadır kurmaya başladık. Bu ara hava biraz açtı. Herkes yüksek kar duvarları ördü.

Parmakkaya Vadisi ve kamp yerimiz
Parmakkaya Vadisi ve kamp yerimiz

18.15’de çadır ekibimle çadıra girip yemek yapmaya başladık ve bol bol su kaynattık. 21.30’da uyuduk.

8.40 da uyanıp yemek, su işlerini hallettik. Hasanla birlikte Boğaziçi kampına yürüyüp toplanırlarken onları biraz meşgül ederek muhabbet ettik.

Kendi kampımıza dönüp hazırlandık, 11.30’da eğitmenlerimiz kazma krampon ile ilgili teknik bilgiler verdi. Ardından yükselme tekniklerinin tarihsel gelişimini anlatıp denememize izin verdiler.

Akabinde daha sert kar olan bir bölgede düşüş için kısa bir parkuru düzledik. Burada birkaç saat çalıştıktan sonra toplanıp geceleme teknikleri üzerine konuştuk.

15.30’da yığma kar mağarası yapmaya başladık. Uzun süre belirli bir alana kar yığdık. Eğitmenlerimiz bu yığılan karın hareket ettiği için ısıdığı, eridiği ve hareketi durunca donacağını anlattı. Yani içi yarın oymak için hazır olacaktı.

Bu gece herkes bivakta yatacaktı. Bivak torbaları olan ekiplerin açıkta, torbası olmayanların da bu kelerde yatmasına karar verildi. 16.30’da çadır ekibimle bivak yapacağımız noktaya vardık ve kayanın dibindeki karı deldik ve etrafına duvar ördük.

Bivak yerimiz
Bivak yerimiz

Ardından kampa dönüp, yemek setimizi ve geceleme ekipmanlarımızı getirdik. Çiçek bivağı Ankara’da unuttuğu için alüminyum battaniyelere girme kararı aldık.

Bivakta makarna
Bivakta makarna

Yatmadan önce 20.30 gibi tuvalet için bivaktan çıktım ve anında esen rüzgarı fark ettim. Vay be ne bivak inşa etmişiz içeriden fark edilmiyor bile diye düşünerek işimi gördüm. Geri döndüğümde Hasan ve Çiçeğin ayakta, tulumların da karla kaplı olduğunu görünce şaşırdım. Meğerse rüzgar tam ben kalktığımda başlamış. Tulumları çırpıp herkesi sakinleştirmeye çalıştım ve battaniyelere girip yatışa geçtik. Tulumun ağzını ne kadar büzsek de burnumuzdan içeiye giren karı engelleyemiyorduk.

9.15 gibi Renan bizi ziyarete geldi, havanın bozacağını ve çok zorlanırsak hemen dönmemizi söyledi.

21.15’de Hasan iki topuğunun da donduğunu söyledi. Çiçek ısıtıcı pedlerinden birini hasana vermeyi teklif etti ama Hasan kabul etmedi. Çiçek de ısrar ettikçe etti ve almazsa dışarıda bırakacağını söyledi. Isıtıcıyı alırdın almazdın derken en sonunda aldı ama pek bi faydasını göremedi.

Alüminyum battaniyelerin hava çıkışına izin vermemesi nedeniyle içeriden donduklarını fark ettik. Çiçek battaniyede delikler açtı, ben ise sadece tulumla yatmaya karar verdim.

1.30’da uyandım ve hareketsiz olduğumu fark ettim. Hiçbir uzvum hareket etmiyordu. Önce uyku sersemi çığ altında kaldım zannettim ama sonradan üzerimize yağan karın taş gibi sertleştiğini anladım. Tüm gücümle ayaklarımızın dibine koyduğumuz çantaları ittirdim ve biraz hareket ettim. Donmuş fermuarımı nefesimle eriterek biraz açtım ve doğruldum. Yağış ve rüzgar çok şiddetlenmişti. Üzerinden kalktığım matım saniyeler içinde kara gömülerek görünmez hale gelmişti.

2.00’da herkesin ıslandığını fark etmemiz üzerine dönüş kararı aldık. Zar zor toplandık, kürekle eşyalarımızı bulduk ve 3.15’de çadıra döndük. Diğerlerinin de belki yardıma ihtiyacı vardır diye onları aradık ancak bulamadık ve kaybolmamak için 3.40’da çadıra girip 4 litre su kaynatıp sırılsıklam tulumlarımızda uyuduk.

Sabah olduğunda 9.13 gibi keler ekibinin dönüşüne uyandık. Diğer bivak ekibi de 5 gibi dönmüşlerdi.

Keler ekibi
Keler ekibi

Diğer bivak ekibi (Yaman, Toprak, Emre) de bize benzer bir tecrübe yaşamışlardı ancak daha akıllıca bir bivak yeri seçtikleri için biraz daha zaman kazanmışlardı. Bizim bivak yerimiz halihazırda kar birikmiş bir yerdi ve rüzgar başladığında ne kadar duvar örmüş olsak da üzerimiz açık olduğu için tekrar aynı yere kar dolacağını düşünememiştik. Keler ekibi ise yağıştan etkilenmemiş ancak rüzgarın taşıdığı kar ile ıslanmışlardı. Halit’in kelerdeki büyük oyuğun ağzına yatmış olması rüzgarın bir kısmının içeri girişini engellemiş ama Halit’i tabiri caizse felç bırakmıştı.

Renan sabah bizi topladı, tüm tulumların ıslak olması ve bugün de havanın kötü geçmesi sebebiyle eğitim yapamayacağımızı söyleyerek bir gün daha kalmanın zaman kaybı olacağını belirtti.

9.40’da yemek yiyip toplanmaya başladık. Bir küreğin eksik olduğu fark edildi ve herkes bivak yerlerine dönerek küreği aradı.

Önceki gün kazdığımız bivak yerinin durumu, sadece hasanın yattığı yere daha az kar yağmış
Önceki gün kazdığımız bivak yerinin durumu, sadece hasanın yattığı yere daha az kar yağmış

Küreği kimse bulamadı, 12.45’de durum değerlendirmesi yaptık. Eğitmenler yeniden bir ileri kış düzenlemek ve eksikleri kapatmak istediklerini belirtti. 13.30’da yola çıktık.

İleri Kış Ekibi

Görüşler

Her ne kadar bir gün erken dönmüş olsak da herkesin faaliyet boyunca yaptığı yanlışlardan ve eğitmenlerin anlattıklarından pek çok şey kapmış olduğunu düşünüyorum. Burada yaşadığımız zorluklar, eğitimlerin neden birbirinin önkoşulu olması gerektiğini de aklımıza perçinledi.

Bu faaliyeti mümkün kılan eğitmenlerimize ve kulübüm HÜDDOSK’a teşekkür ediyorum.