Faaliyet raporları

HÜDDOSK 37. Dönem “Dağcılığa Giriş” Eğitim Faaliyeti

Tarih
24.06.2025
Bölge
Niğde, Aladağlar
Rota
Lahitkaya Klasik ( Doğu yüzü/ Güney Sırtı)
Ekip
Hüddosk 37. Dönem üyeleri, Eğitmenler
Teknik malzeme
Yardımcı ipler, perlonlar, kilitli karabinalar, ATC ve HMS’ler, emniyet kemerleri, yarım tırmanış ipleri,kasklar
Hava durumu
Güneşli
Raporu yazan
Çiçek Kılıç

Faaliyet öncesi

37. Dönem üyeleri olarak hem ilk zirve faaliyetimiz, hem de benim için dönemin son faaliyeti olacağı için oldukça heyecanlıydım. Lahitkaya klasik rota ile ilgili pek fazla kaynak bulamasam da, bulabildiğim tüm raporları okudum ve videoları izledim. 13 Haziran Cuma günü çadır grupları belirlendi ve tüm üyelere birer perlon, ikişer kilitli karabina, kemer, kask ve kamp malzemeleri verildi. 21- 22 Haziran’da Aladağlar Sarı Mehmetin Yurdu Kamp Alanı ve çevresinde çeşitli eğitimler aldık. 22 Haziran akşamı eğitmenlerimizden Arda’nın bizi götürdüğü bivak yerinde deliksiz bir uyku çekmek herkesi motive etti ve nihayet 23 Haziran saat 11.05’te yukarı kamp yerimiz olan Vali Konağı’na doğru hareket ettik. Sarı Mehmet’in Yurdu’ndan ilk mola yerimiz olan çeşmeye vardığımızda saat 12.04’tü. Burada 15 dakikalık bir mola verdik. 12.19’da hareket ettik. Saat 12.44’te Aladağlar Kürşat Avcı tepesi tırmanışı, Reunion rotası yaklaşımında tuttuğu taşın düşmesi sonucu hayatını kaybeden Ahmet Nişanot’un anıtının önünde durduk. Eğitmenlerimizden Cem, burada bize kask takmanın önemiyle ilgili birkaç dakikalık bir konuşma yaptı ve yürüyüşümüze devam ettik. 13.00’te Kocadölek’te 30 dakikalık bir mola verdik burada herkes karnını doyurdu. 13.30’da yola devam ettik. 14.15’te 5 dakikalık su molası verdik ve ardından yol dikleşmeye başladı. Tam 1 ay önce aynı yolu Arda’nın varyantı ile yürüdüğüm için bu sefer Vali Konağı’na giden yol çok daha rahat hissettirdi. Saat 15.00’da Vali Konağı’ndaydık. Kamp alanına varır varmaz Cem hiç dinlenmeden gidip su kaynağını kamp alanına yakınlaştırdı. Ertesi gün sabah 3.00’e kadar boş olduğumuz için çadırları kurmayı bi süre erteledik ve 2 saat boyunca dinlendik. Ve Hasan’ın muhteşem sözü orada hayat buldu: “Zor çoğu zaman kolaydır ama bazen zor olabilir.” 17.15’te tüm çadırlar hazırdı. Eğitmenler de bivak yerlerini hazırladılar. Daha sonra ilk zirve faaliyetimiz olduğu için eğitmenler bize zirve çantası hazırlamak ile ilgili bilgi verdi ve eğer rotada kendimizi kötü hissedersek veya geri dönmek istersek her zaman söyleyebileceğimizi, bu konuda rahat olmamız gerektiğini ve çıkmadan önce herhangi bir soru veya endişemiz olursa onlarla konuşabileceğimizi söylediler. Yemekler yendi, fotoğraflar çekildi, zirve çantaları hazırlandı ve saat 9.00’da herkes sabah 04.00’te yola çıkmak üzere çadırlarına girdi.

(HÜDDOSK 37. Dönem üyeleri ve eğitmenler Vali Konağı’nda, Lahitlaya önünde.)

Rapor

03.00’te uyanıp çadırdan kendimi dışarıya attım. Hava beklediğimden daha soğuktu. Yürüyüşe tek katman başlamamız önerilse de polarımı giydim. Saat tam 4.00’te herkes aşırı dakik bir şekilde yürüyüşe hazırdı. Kısa ve hafif dik bi yürüyüşün ardından durup üst katmanlarımızı çıkardık. 4.48’de çanağa vardık ve mola verdik. Hava aydınlandığı için kafa lambalarımızı söndürdük, ve 15 dakika sonra yüryüşe devam ettik. Saat 5.35’te rota girişine vardık ve burada zirveden önceki son molamızı verdik. Yol boyunca batonlarım zaman zaman çok işime yaradı zaman zaman ise beni yavaşlattı. 2-3 derecelik, tahminimce 7-8 metrelik bir tırmanış yaptık. Biraz gerilsem de çok keyifliydi. Zirveye yaklaştıkça slab etaplar görmeye başladık. Zirve sandığımız bir tepeye yaklaştığımızda zirvenin daha ileride olduğunu anladık. Bu aşamada hayatımda ilk defa ( kıbrıs kanyonunu saymıyorum) boşluk hissi yaşadım. Bir kılçıktan geçtik ve biraz daha tırmandıktan sonra saat 7.00’de zirvedeydik.

(HÜDDOSK 37. Dönem üyeleri ve eğitmenler Lahitkaya Zirve’de)
Biraz rota üzerine konuşup, fotoğraf çekilip yemek yedikten sonra (makarnamı yiyecek çatalım olmadığı için ben Enes’in çikolatalı ekmeğini yedim) 7.50’de iniş için yola koyulduk. Sürekli duyduğum “dağ kazaları genellikle inişte olur” lafı yüzünden biraz gerildim ama eğitmenlerimizden Cem’le konuşup kendimi daha iyi hissettim. İniş beklediğimden daha kolay geçti. Saat 9.57’de çanağın sonunda 20 dakikalık bir mola verdik. Yolda gördüğümüz bozlumuş babaları düzelterek keyifli bir sohbet eşliğinde kamp alanına saat 11.00’de vardık. Kampa vardığımızda kampçı olarak kalmış olan Yaman ve Ekin tulumlarımızı toplamış ve bize su getirmişti. Biraz soluklanıp faaliyet değerlendirmesi yaptık. Ardından çadırlarımızı toplayıp saat 12.30’da Sarı Mehmet’in Yurdu’na doğru yola çıktık. Yolda eğitmenlerimizden Mert’in göstermiş olduğu çarşak inme yöntemi sayesinde hayat güzelleşti. Vali Konağı’ndaki çarşaktan inmek bir önceki faaliyette beni oldukça zorlamıştı. Bu sefer yere topuklarımla, ayaklarımı v şekline getirip bastım. Bu yöntem sayesinde hiç zorlanmadan hızlıca inebildim. 13.35’te arkada kalan ekibi beklememiz gerektiğini fark edip 20 dakikalık bir mola verdik. Bu molada getirdiğimiz tüm yiyeceklerin dibini sıyırdık. 14.35’te çeşmeye vardık ve 20 dakikalık bir mola verdik. Daha sonra kamp alanına doğru devam ettik. Çeşmeden kamp alanına kadar olan yol zulüm gibi geldiği için hızlı bitmesi için bir noktada koştum. Ve 15.35’te kamp alanına vardık. Kalan çadırları topladık ve bize verilen malzemeleri teslim ettik.

Görüşler

Bu faaliyetle birlikte Hüddosk 37. Dönem’de yapılan tüm faaliyetlere katılmış oldum. “Doğada zaman geçirmiş olurum, zorlanırsam bırakırım” düşüncesiyle girdiğim bu kulüp, bana düşündüğümden çok daha fazlasını verdi. Başta sadece fiziksel bir aktivite gibi görünse de zamanla kendi sınırlarımla, korkularımla yüzleşip hepsinin üstesinden gelebileceğimi öğretti bana.

Hüddosk’ta edindiğim arkadaşlıklar, öğrendiğim şeyler benim için çok özel. Daha nice zirvelere…